Menü Kapat

Müzik Zirvesi

Müzik Zirvesi

Müzik Zirvesi

Üniversite Öğrencileri Sordu!

Logo Zirve

Kasım 2016’dan günümüze faaliyette olan ÜniKumbaravan, Sadece kültür & sanat alanında faaliyet gösteren, kâr amacı olmayan, Üniversite öğrencilerinin kültür ve sanat bilgisini arttırmak amacıyla, etkinlik sahipleri ve yayınevlerinin desteğiyle, ücretsiz bilet ve kitap sağlayan, bütçeleri doğrultularında kampanyalar düzenleyen Sosyal Girişimdir. Ekim 2018 itibariyle 11.700’den fazla Üniversite Öğrencisi aktif takipçisi ve 5.170 öğrenci üyesi bulunmaktadır. 2.Yaşımızda; takipçilerimiz ve üyelerimizle birlikte “Sanat Zirveleri” düzenleme kararı verdik. İlk sanat olarak Tiyatro seçildi. 30 Nisan’da düzenlemiş olduğumuz Tiyatro Zirvesi ile ilgili tüm detaylara ulaşmak için Tıklayınız 2. Sanat Zirvesi olarak yine üniversite öğrencileri tarafından “Müzik” seçildi. Çalışmalara başladık!! Üniversite öğrencilerinin “Müzik” ile ilgili duygu ve düşüncelerini, kendilerini ifade edebilmeleri için harika bir fırsat yaratmak istedik. Kurulduğumuz günden bu yana üniversite öğrencilerine bilet sağlayan DorockXL; zirveye ev sahipliği yaparak Üniversite öğrencilerine, sanata, sanatçıya ve sosyal girişimlere desteğini sürdürmektedir. Teşekkürler!!

star

Müzik İnsanları Cevapladı!

PROGRAM

11:30 – Kayıt İşlemleri

11:45 – Açılış Konuşması

12:00 – PANEL I – Klasik Müzik ?      Konuk: Gülsin Onay

13:00 – Kahve Arası

13:15 – PANEL II – Müzik Grupları     Konuk: Kurtalan Ekspresı

14:15 – Öğle Arası

14:30 – PANEL III – Caz      Konuk: Bilal Karaman

15:30 – Kahve Arası

15:45 – PANEL IV – Opera     Konuk: Güvenç Dağüstün

16:45 – Kahve Arası

17:00 – PANEL V – Koro     Konuk: Kübra Şenyaylar

18:00 – Kahve Arası

18:15 – PANEL VI – Pop    Konuk: Bora Öztoprak

19:15 – Kapanış Konuşması, Gelecek Planları

KONUŞMACILAR

*Alfabetik sırayla

Üniversite Öğrencileri Neler Sordu ?

Neden bu kadar iyisiniz?

Müziğin hiçbir dalını da sevmeyen insanlar var mıdır? Eurovision’a tekrar katılım gösterir miyiz?

Müzik sizce bir eğlence aracı mı yoksa insanın ruhsal olarak kendini tamir ettiği bir çeşit tedavi yöntemi mi?

Sanatçılar sanatlarını nasıl keşfetmişler?

Bu yolda ne gibi fedakarlıklar yapmışlar?

Sanat hayalleri gerçekleştirir mi?

Müziğin bir sonu var mı?

Müziği yazma esnasında notaları kafanızdan mı oluşturuyorsunuz yoksa çalarak canlı bir şekilde mi yazıyorsunuz?

Kurtalan ekspres “Anadolu Rock”ın evrilmesi hakkında ne düşünüyor?

Her insanın sesini şan eğitimi ile güzelleştirmesi mümkün mü?

Klasik müzik eğitimi alan birisine caz müziğe geçişte nasıl bir çalışma tavsiye edersiniz?

Müzik kulağını geliştirmek isteyen bir kişi nasıl bir çalışma yürütmelidir?

Orta-İyi seviyede enstrüman çalabilen ve orkestraya katılmak isteyen birisine nasıl tavsiyeler verirdiniz?

Hayvanlar ve müzik adı altında bir şeyler yapmak ister miydiniz?

Türkiye’deki müzik kültürü hakkında ne düşünüyorsunuz?

Çok sesli koro müziğinin hitap ettiği belirli bir kültür var mı? Türkiye’de acapela müzik yapmanın zorlukları neler?

Evrensel müzik nedir? ve her müzik evrensel midir?

Müzikten para kazanmak ve amatör bir ruhla gönüllü olarak müzik yapmak arasındaki farklar nelerdir?

Müzisyen yahut çocuğunu müziğe yönlendirmek için çabalayan bir ailenin çocuğu olmak ileri ki müzik yaşamına nasıl katkı sağlıyor? Özellikle müzisyen bir annenin kızı olarak erken yaşta müziğe başlayan Gülsin Onay’a bununla birlikte müzik dışında başka yapmak istediği bir meslek olup olmadığını sormak istiyorum.

Koro şefliği ile ilgilendiğim için iyi bir korist ve koro şefinde olması gereken özellikleri merak ediyorum.

Gülsin Onay, devlet sanatçısı olmak için geçtiğiniz yollarda manevi olarak zorlayan şeyler nedir?

Kübra Şenyaylar, korocu nedir?

Bora Öztoprak, Türkiye’de pop müziğe olan ön yargıyı nasıl kırabiliriz?

Türkiye’de müzik yapmanın zorlukları nelerdir?

Kadınların müzikteki etkinliği konusunda ne düşünüyorsunuz? Özellikle tanınmış kadın besteci sayısının daha az olmasının sebepleri sizce neler? O dönemde kadınların müziği daha çok evde icra etmesi ve beste yapan az sayıdaki kadının da dönem şartları sebebiyle takma erkek isimleri kullanması sebeplerden biri olabilir mi?

Notalama sisteminin sessiz kaldığı yanlar olabilir mi? Müzik ne kadar hızlı söylenecek, ne tür sesle söylenecek, yüksek mi yumuşak mı, genizden mi yoksa gırtlaktan mı veya titreşimli mi titreşimsiz mi, notalama bunları bildirmiyor. Örneğin bir Ave Maria yorumunun kendi dönemindeki icralara ne kadar benzediğinden emin olamıyoruz. Eğer 20.yüzyılın başında müziğin nasıl olduğunu bilmiyorsak, Orta çağ müziğinin nasıl olduğunu nereden bilebiliriz? Burada icracının rolü nedir?

Müzikte özgünlüğü nasıl açıklayabiliriz? Örneğin Beethoven’in yaşadığı toplumdan kendisini ister istemez soyutlaması, halka istediğini vermeyi reddedip kendi istediğini, istediği zaman bestelemesi onun özgünlüğünü etkilemiştir diyebilir miyiz?

Müziğinizi etkileyen sanatçı, müzisyenler kimlerdir?

Her gün mutlaka yaptığınız egzersiz/çalışmanız ve enstrümanda gelişmek için tavsiye edebileceğiniz metotlar nelerdir?

Müzikte eğitim mi ses mi kulak mı?

Çok sesli müzikte ülkemizin geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Çok sesli korolarda koroya yeni girmiş bir korist ile yıllarca o koroda çalışan korist arasındaki farklar kısaca nelerdir?

Caz nasıl ortaya çıktı?

Bir virtüöz olmanın esasları nelerdir? Neler yapılmalı?

Enstrümanlar, ritimler, sözler ve müziği oluşturan diğer ögeler bu kadar benzer olurken nasıl olur da müzisyenler birbirinden farklı parçalar üretebilirler?

Müziğinizin “başkalarının” da dinleyebilecek kadar iyi olduğunu nasıl fark ettiniz? Bu bir süreç miydi yoksa başka etkenler de mevcut muydu?

Hayatınızda yapmanız gereken şeyin müzik olduğunu nasıl anladınız? Veya gerçekten asıl gayenizin müzik yapmak olduğunu düşünüyor musunuz?

Beste yaparken veya ritim tutarken müzik kulağının gelişmiş olması ne denli önemlidir?

Tenor biri, pes tonunda şarkı seslendirebilmesi için eğitim almalı mı?

Elektro-gitarda, saz ile çalınabilecek notaları, ezgileri çalmak ne denli zordur?

Müzik için yetenek gerekli mi?

Müzik sizce bir eğlence aracı mi yoksa insanın ruhsal olarak kendini tamir ettiği bir çeşit tedavi yöntemi mi ?

Klasik müzik eğitimi alan birisine caz müziğe geçişte nasıl bir çalışma tavsiye edersiniz?

Müzik kulağını geliştirmek isteyen bir kişi nasıl bir çalışma yürütmelidir?

Orta-İyi seviyede enstrüman çalabilen ve orkestraya katılmak isteyen birisine nasıl tavsiyeler verirdiniz?

Müzikte yetenek doğuştan mı gelir yoksa çalışarak mı kazanılır?

Herhangi bir enstrüman öğrenmenin yaşı var mıdır gerçekten?

Müzisyen olmak için herhangi bir yaş zorunluluğu var mıdır?

Müzik aleti çalmanın yaşı var mı?

Enstrüman çalan bir müzisyen şarkıcıyla enstrüman çalmayan sadece şarkı söyleyen şarkıcının arasında nasıl bir fark vardır?

Enstrüman çalan müzisyenler çok çalışarak profesyonel hale geliyorlarsa 8 yaşındaki çocuğun çok profesyonelce gitar çalmasını nasıl açıklarız?

Beste yapabilmek için çok fazla ezgi dinlemek yeterli midir yoksa doğuştan gelen yetenek olması şart mıdır?

Sanat sanat için midir?

Müzik alanında gelişmek için neler yapılmalıdır?

Kendimizi müzik alanında nerede görmeli nasıl yol çizmeliyiz?

Müzik sevmeyen ruhsuzdur. Sizce?

Ensturmanlar yaşta mı öğrenilir?

Caz müzikte doğaçlama yeteneklerimizi geliştirmemiz için nasıl bir çalışma yolu izlemeliyiz?

Bir müzik grubunun uzun yıllar boyunca ayakta durmasını sağlayan etkenler nelerdir?

Caz müzikte gitarın yeri nedir?

Ülkemizde ailelerin savunduğu sanat faaliyetlerinin belli bir mesleğin yanında sadece hobi olarak yapılması gerektiği düşüncesini değiştirmek için neden yeterli çaba gösterilmiyor?

Ülkemizde gençlerin kültür sanat etkinliklerine katılımının az olmasının nedeni gerçekten yeterli maddi imkana sahip olmamaları mı yoksa bu etkinliklere bakış açılarının farklı olması mı?

Sanat dediğiniz şey muhalif olmadıkça sanat mıdır?

Neden piyasada sadece boş beleş müzik yapılıyor?

Korolar hakkında neler düşünülüyor?

Pop müziğinin piyasa müziği olarak anılmasının önüne nasıl geçilebilir?

Cazın tarihçesi ve etkilendiği akımlar?

Klasik müziğin modern zamana adaptasyon süreci nasıl oldu?

Geçmişten günümüze Türk Pop müziğinin değişimleri nelerdir?

Klasik müziğin doğuşundan günümüze kadar evrilme aşamaları nelerdir?

Herkes en az bir enstrüman çalmalı mı?

Dünyada caz müziğin doğuşu ve etkilendiği müzik türleri nelerdir?

Müzikte çok yetenekli olmamak ve erken yaşta müziğe başlamamak gibi dezavantajların yanında çok çalışmakla müzikte yine de çok başarılı olunabilir mi?

Müzikte çok kültürlü ve bilgili olmak için gerekenler nelerdir?

Şu anda müziğin insanın ruhsal durum değişikliğine etkisini inceleyen bir çalışma Türkiye’de yapılıyor mu? Yapılıyorsa bu akademik verileri hayatımıza nasıl taşırız?

Kübra Şenyaylar’a, Türkiye’de müziğin en zor tutunduğu türün koro müziği olduğunu düşünüyorum. Hiç bilmeyen birine çok sesli koro müziğini nasıl anlatırsınız? İlgisini nasıl çekebilirsiniz?

Gülsin Onay, Klasik müziği genelde rahatlatıcı olarak görürler, hatta bu nedenle sıkıcı olduğunu düşünenlerle de karşılaştım. Bize farklı modlara/duygulara hitap eden besteler/besteciler önerebilir misiniz?

Güvenç Dağüstün, Şan eğitiminde eğitmenin önemli olduğunu biliyorum. Bu zamana kadar 4 farklı şan eğitmeni koromuzun vokal koçluğunu yapmıştı. Akademik başarı bakımından çok iyi yerlerde ve ödüllü olan eğitmenden ziyade opera mezunu genç bir eğitmenden kısa sürede daha çok faydalandığımızı fark ettik. Bunun sebebi nedir? Şan eğitmenimizi nasıl seçmeliyiz?

Müziksiz bir toplumun davranış bozukluklarına yer açacağını düşünüyor musunuz?

Müzikal tiyatroların ya da filmlerin Türkiye’de az oluşunun nedeni nedir?

Uzun zamanlar müziğin kalbinin attığı yer olan Beyoğlu, bölgedeki değişimle beraber artık eski günlerine çok uzak. Yaşanan bu olumsuz olayların müziğe ve Beyoğlu’na etkisi hakkında ne düşünüyorsunuz ?

Sanatçı sanatını icra ederken bazen tekrarlara düşebiliyor, sevdiği şeyleri yapmaya ve alışkanlıklarını sürdürmeye devam ediyor, peki siz yeni şeyler keşfedebilmek için alışkanlıklarınızdan nasıl vazgeçiyorsunuz ? İzlediğiniz metotlar neler?

Bu sorumu Gülsin Onay’a sormak isterdim. Müzik ile mimarlık arasında sizce bir ilişki var mı ? Mesela, Avrupa’daki barok döneminin mimarisindeki heykele yakın detayların, Barok müzisyen Bach’ın müziğindeki ince melodilere ve süslemelere denk düştüğü söylenir. Sizce bu zorlayarak kurulmuş bir ilişki mi yoksa, iki dal arasında bir yakınlıktan söz edebilir miyiz?

‘Okulsuz eğitim ‘ kavramının iyi ve kötü yönleri nelerdir?

Nasıl başladınız?

Müziğin tüketim malzemesi olması ve ticarileşmesini nasıl değerlendirebiliriz?

Özellikle soundlarda bir geriye dönüş var bu geriye dönüş biraz Anadolu Rock biraz da taverna müziğine karşı olan ilgiyi yenilikçi soundlarla harmanlamakla işleniyor sizce bunun nedeni nedir?

Müziğin söz ile sade ses arasında nerede durması gerekir?

Sizce müzikte notaya bağımlı kalmak mı önemli yoksa notaları izleyip içine kendi içimizden gelen o ezgileri eklememek mi önemli? Doğru olanı hangisidir?

Bu vakte gelene kadar izlediğiniz yolları,dinlediğiniz insanları ve hangi stilde çalıştığınızı öğrenebilir miyim?

Müzik adına yapılan tüm çalışmaları bir ileri boyuta taşımak için neler yapmalıyız? Neler önerirsiniz?

Müzikte başarılı olmanın sırları.

Müzikte doğru ilerlemek için doğru adımlar nelerdir?

Sizin bu seviyeye gelene kadar karşınıza çıkan zorluklar çalışmalarınız ve hayat mücadeleniz nedir?

Korist seçimlerinde en çok nelere dikkat ediyorsunuz?

Korist olmak için kesinlikle solo söyleyebilmeli diye bir kaide var mı?

Koro müziği size neler hissettiriyor?

Müzik, yazıdan bile daha eski. Bazı sanatçıları (Zeki Müren gibi) bazı grupları (Queen gibi) canlı dinlemek için birçok şeyi feda ederdim. Peki siz eski zamanlara, geçmişe gitseniz hangi ses/enstrüman sanatçısı ile tanışmak, sohbet etmek isterdiniz?

Ülkemizin ses sanatçısına verdiği değer ile ilgili neler söylersiniz? Bu konuda yaşadığınız sansasyonel bir anınız varsa bizimle paylaşmak ister misiniz?

Müzik; insanları birleştirebilecek, ortak paydada buluşturabilecek güçte. Belki de sınırların/çizgilerin kalktığını hissettiğimiz nadir mecralardan. Bana en çok özgürlüğü çağrıştırıyor “müzik”. Sizin için müzik nedir?

Hiç pişmanlığınız var mı?

Müzik yaparken hissettikleriniz neler?

Amatör olarak müzik icra etmek için kullanabileceğimiz stüdyolar var mıdır ? Siz müzisyenliğe başlarken stüdyolarda mı çalıştınız ?

Şarkı söylemek doğuştan gelen bir yetenek midir yoksa doğru bir eğitim ile biz de şarkı söyleyebilir miyiz?

Pop müzik ile Rock müzik türü arasındaki ayrım nerede ortaya çıkıyor . Arada kalan türler var mıdır?

 

sizce müzik olmasaydı dünya nasıl bir yer haline gelirdi?

Kendinizi nasıl motive edersiniz?

Sizce bir enstrümanı iyi çalıp hakkını verebilmek için yapılması gereken şeyler nedir?

Güncel olan sanat ve sanatçılarla ilgili neler düşünüyorsunuz ?

Bilal Karamana; Size ilham veren ve idolüm diyebileceğiniz bir jazz müzisyeni var mı?

Kurtalan Expres’ten Ahmet Güvenç’e; Berklee Jazz Akademisinde öğrenci  olmak nasıl bir deneyimdi?

Gülsin Onay’ a Dünyanın bir çok yerinde sanatınızı icra ettiniz. En çok nerede bulunmaktan mutlu oldunuz ve yeniden gitmek istediniz?

Genç müzisyenlere tavsiyeleriniz nelerdir?

Müziğe/bass gitara başlamanız da birilerinin etkisi oldu mu? Olduysa kimin etkisi oldu?

Barış Manço’nun vefatından sonra grup içerisinde grubun dağılması gibi konular gündeme geldi mi?

Yaptığınız sanatın sizde anlamı ve yeri nedir? Sanatınızı rahatlamak için mi ya da sorumluluk hissettiğiniz için mi yapıyorsunuz? Yaptıklarınızın ‘daha yaşanılabilir bir dünya’ hayalini beslediğini inanıyor musunuz?

Hayatta sızı yıldıran, birçok defa tamam her şeyi bırakıyorum sahil kasabama yerleşiyorum dedirten sorunlarla karşılaştığınızda bu sorunları nasıl görüyorsunuz? Her zaman geliştirici yanindan bakip kendinizi telkin ediyor musunuz? Bu çıkışlar sanatınıza yansıyor mu?

Küçüklükten beri hayalini kurduğunuz nokta şu an bulunduğunuz nokta mı? Yoksa bu noktaya kendinizi dinleyerek, kendinizde keşfederek mi geldiniz?

Sizce sanatın dünya için bir işlevi var mıdır yoksa bireysel anlamda sanatçının kendisini yansıttığı ve bencil diyebileceğimiz bir güdüyle dünyaya var olduğunu ispatlama çabasından doğan bir çığlık mıdır?

Kendi deneyimlerinize dönüp baktığınızda ne çok zorluğu atlatmışım dediğiniz olur mu? Bunlarla mücadele edenlere motivasyon olabilecek bir anınız var mı?

Müziğin hiç bir dalını da sevmeyen insanlar var mıdır?

Müziğin ritmi işitme engelli insanları da olumlu etkiler mi?

Müzik hayatınızın her alanında mı?

 

Sizce müzik dalında  başarıya ulaşmak biraz şansla ilintili mi siz nasıl başardınız elbette emek verdiniz ama hevesinizin kırıldığı oldu mu?(gülsin onay)

Güncel pop müziğin eski pop müziklere göre kalıcı olamamasını nelere bağlıyorsunuz?

Müzik duygu ve düşüncelerimizin mekanizması aslında siz duygu ve düşüncelerinizi yeterince harmanlayabildiğinizi düşünüyor musunuz?müzik kariyerinizde hedeflediğiniz noktada mısınız?

Pop dünyasında sürekli yeni sanatçılar çıkıyor ve kimisi sosyal medya sayesinde bir şekilde parlıyor ve iyi yerlere geliyor siz son dönemde çıkan bu insanların bulunduğu konumu gerçekten hak ettiğinizi düşünüyor musunuz?

(Opera ile ilgili bu sorum)Herkesin içinde bir müzik tutkusu vardır elbette ama opera çok farklı bir dünya herkesin cesaret edemeyeceği ve beceremeyeceği nitelikte sizi buna iten ve sizde bu tutkuyu oluşturup cesaretlendiren ne oldu?

Şu anda bulunduğunuz bu konuma gelmeniz elbette ki kolay olmamıştır ama düştüğünüzde sizi kaldırmak için kendinize nasıl bir motivasyon geliştirdiniz?

Üniversite öğrencileri arasında müzik anlamında yetenekli olan kişiler kendilerini sizce nasıl ön plana çıkarıp tanınabilirler?

Caz müziğin çok kaliteli ve ürün çıkarması çok zor bir müzik türü olmasına rağmen sizce Türkiye’de yeterli ilgiyi neden görmüyor?

Hayatınızın dönüm noktası olarak adlandırdığınız bir olayı bizlerle paylaşır mısınız?

Alanımız dışında müzikle ilgilenen biz gençlere verebileceğiniz en büyük tavsiye nelerdir?

Müzik ile dil arasındaki bağlantı gitarı çok hızlı çalarken kopuyor mu?

Spotify’dan para kazanıyor musunuz?

Autotune ve sadece kafiye dolu anlamdan yoksun yeni şarkılar için ne düşünüyorsunuz.

Kurtalan Ekspres’i unutulmadan, dağılmadan bu kadar uzun süredir devam edebiliyor. Bunun için bir çalışmanız mı var yoksa tamamen öyle mi denk geldi.

Sözsüz müzik yapmak üzerine fikirlerini merak ediyorum

Caz festivallerine kendiniz mi başvuruyorsunuz yoksa festivali düzenleyenler mi sizi çağırıyor konser vermeniz için?

“Müzik kulağı” denilen bir olgu bir yetenek midir? Yoksa sonradan edinilebilecek bir özellik mi?

Sesimi daha iyi kullanabilmek için Nasıl egzersizler yapmalıyım?

 

Bir müzik aleti öğrenmek için ne kadar kursa gidilmelidir?

Bazı müzik türleri nasıl bizi tam olarak ifade edebilir?

Türk müziğini bölge bölge ele alarak, oluşmuş ses yapılarından doğan ”gam”lar ile ilgili çalışmaları ”gitar” üzerinden nasıl yapabiliriz? yeni ses aralıkları eklememiz gereken enstrümanlara mı ihtiyacımız var yoksa alternatif bir çözüm yöntemi var mı?

10 yıldır gitar ile uğraşan bir insan olarak, gam veya akor ezberleyip, belirli kalıplar üzerinden besteler yapmak yerine, sesi başlıca analiz ederek nasıl daha iyi müzikle ilişki kurabilirim? Alternatif daha doğru bir çalışma yolu varmı?

Diğer ülkelere kıyasla Türkiye’nin sanata ve sanatçıya karşı tutumunu nasıl geliştirebiliriz

Gülsin Hanımın müzik kariyerinde hiç problem yaşadı mı yaşadıysa bunları nasıl aştı?

Gülsin Onay’ müziğe yönlendiren sebep neydi?

Güzel bir ses rengi mi daha önemli , gırtlaktan şarkı söyleyebilmek mi?

Genç yeteneklerin alaylı olarak kendini yetiştirmesinde günümüzde ne tür imkanlar bulunmaktadır?

Türkiye’de müzikal tiyatroları geliştirmek için neler yapılabilir?

Müziğin bazen insanı yorduğuna inanıyor musunuz?

İnsanlara ne tarz müzik dinlediğini sorup ona göre onlara bir profil çıkarmak ne kadar doğrudur?

Müzik İnsanları Yanıtlarından Satır Başlıkları

50 kere daha doğsam 50 kere daha aynı sıkıntıları çeker Müzik yapardım.

Yurt dışında salonlar özel mimari ile yapılıyor ve bakımı için çok hassas davranılarak orjinalliğinin bozulmaması amaçlanıyor.

Solist değişimi halktan gelen tepkiler ile oluyor. Solistin handikabı en öndeki kişi olması ve öncekilerle kıyaslanması oluyor.

Müzik çok çalışmayla çıkıyor.

Anadoluyu metre metre enine kesin. Her bir yerden başka bir kültür fışkıracaktır. Bizim artık o topraklardan bir şeyler alıp dışarıya vermemiz lazım. Artık piramidi kurduk piramidin tepe noktasını onu üretmemiz yetiştirmemiz lazım.

Sözlü müzik karşıdaki insanı şartlıyor. Enstrümantel müzikte her şey hayal dünyasına açık ve müzikle sadece ifade ediyorsunuz.

Daha başka şeyleri çalabilmek istiyorsun ama bilginin yetmediği bir nokta var, eğitimle aşabildik.

Doğuya sanat sporla kültürle giderek oralardaki yaraları sarabiliriz. Türkiye mozaiktir. Bu mozaik Çanakkalede yatıyor ve bu mozaiğe sahip çıkın.

Türk ezgilerinde öyle yapılar var ki biz onu bir şekilde batı formuna verip batının anlayacağı dilde anlatmak zorundayız.

Eskiden gitarımızı kendimiz yapardık. Zorluklar o zamandı. Şimdi zorluk yok fazla kolaylık var. O da bir zorluk aslında. Bu nedenle müzikte de çok fazla düşünmeden kolaycılığa gidiliyor.

Dijitalleşme birbirimizle anlaşmak için araç olabilir amaç olmamalı.

Prodüksyonu ucuza getirmek için müzisyene çaldırmak yerine bilgisayardan ucuza mal ediyor.

Müzik yaparak sadece geçinirim diye düşünmeyin yan kollardan da gelir elde etmeye çalışın. Çünkü müzik krizden ilk etkilenen sektör.

Öğrendiğim her şey, yolda geçerken olan bir hadise her şey müzik. Çünkü onları ifade tarzımız müzik.

Bizim sahnemiz kutsal bir yerdir. Bizim sahnemize çıkabilmek için insanların belli bir birikime sahip olup kendini ispat etmiş olması lazım.

Müziğin yaşı yok ama her müzik aletinin bir hamallık dönemi var. Gitarda kuvvetli elin sapta olması gerekir. Bu nedenle solaklar düz gitar çalabilir. Ayrıca istediğiniz gitar ile başlayabilirsiniz. Klasik gitar ile başlamanıza gerek yok.

Müziği inandığımız için yaptık para için yapmadık. Para geldiği zaman geldi gelmediği zaman gelmedi.

Minör duygusal, majör eğlenceli diyebiliriz. Ama birbirinin içine geçtiği noktalar vardır. Yazı tura gibilerdir.

Müzik ve elitizm yanyana koyamıyorum. Hayata elit bakmanın parayla ilgilisi yok. Herkes kendi içinde böyle bir şey yapabilir. Bunu tarzlara indirmek mantıklı olmaz. Elit bir müzik dinleyicisi pop rock ya da halk müziğinde de bunu arayıp bulabilir. Jazz ile elitizm özdeşleşmesi eskiye dayanıyor. Eskiden 5. yıldızlı otellerde müzik yapılıyormuş. O zamanlar elit denebilecek yerlerde arabesk ve rock çalınmadığı için hafif hafif jazz çalınmış. Bu nedenle bu konunun mekansal olduğunu düşünüyorum. Jazz zaten ABD de sokaklarda çıkmış ve içinde alt kültür barındırıyor. Jazz elit müziği değil ama pazarlama stratejisinedeniyle algı böyle oluşuyor.

Konuşurken müzik yapıyoruz aslında. Bu salınımı ayarlayan kişiler daha etkileyici ve müzikal konuşuyor. Kafamda hızlı hızlı aktığı zaman o akışa yetişmek istediğim için hızlı hızlı anlatmak istiyorum. Bazen de yavaş yavaş anlatıyoruz. Müzikte aynen öyle. Müzikte anlatmak istediğimiz şey her zaman ağır tatmin etmiyor ve bu nedenle hızlı şeyler var. Müzikte dinamiklerle bu sıkıcılığı kırıyoruz. Yükseliyor, düşüyor bazen sertleşiyor bazen yumuşuyoruz. Konuşurken esas olan anlatmak istediğimiz şeyi karşımızdakine maksimum aktarmak. Müzikte de bunu yapmak önemli. Hangi hızda derdimizi anlatıp kendimizi ifade edebildiğimiz esas. Enstrümanın konuşması diye bir şey var. Gitarı konuşturuyor diyoruz mesela. Müzikte hızlı doğrudur ya da yavaş doğrudur yoktur. Hepsi doğrudur.

Jazz da diğer türlere göre doğaçlamaya çok yer var. Jazz orkestrası provada karar vermediği şeyleri sahnede çalabilir.

Metal müzikle, klasikle müzikle, Türk müziğiyle de ilgilendim. Kendi yolunuzu ararken bir yerde bir şeyler çıkıyor.

Bugün çaldığımız popüler Jazz parçaları, eski müzikallerde Jazzın ABD de 1930 larda popüler olduğu zamanlarda Broadwayde showlarda ortaya çıkmış.

Ürün çıkarması çok zor bir müzik türü. Jazz üretmesi, yapması ve dinlemesi zor. Tüm dünyada böyle ve bu normal.

Bir mekana can veren canlı müziktir.

Erkek çocukları babaya tepki gösterirken dededen güç buluyor. Moda da buna benzer bir şey var. Babanın giydiğini giymiyorsun dedenin giydiğini giyiyorsun. Müzikte de 90 lar 80 lere tepki gösteriyor. 70 leri taklit ediyor.

Dinleme olarak o müziğe ihtiyaç varsa o parça çok fazla izlenebiliyor. Ama buradan o kişi o kadar iyi şarkıcı ya da çok yakışıklı anlamına gelmiyor. O an o parça bir boşluğu dolduruyor demek.

Türkiyede Youtube da 300 milyon tane izlenen parçası olan kişinin konserinde salonun yarısı doluyor.

Müzik endüstrisi bunu çok iyi kullanıyor. Kimi insanlar sadece Youtube’da, kimileri Spotify’da kimileri konserlerle pazarlanıyor.

Londra Paris Berlin New york’ta müzikte geldiğim seviyeyi idrak edebilmiş insan sayısı daha çok.

Herkes istediğini yapsın. Aradan nitelikli insanlar güzel işleri ayıklayacak ve bu da trendi belirleyecektir. Akustik Jazz Orkestraları elektro jazz orkestraları da olsun İyisi de kötüsü de olsun haksız rekabet olmadan herkes istediğini yapsa ve elekten iyi olanlar geçse. Popüler müzik yerine kalite işler yapılmalı ki yıllar sonra bu döneme çöplük içinde yaşasınlar demesinler.

Müzik tarzının iyisi kötüsü yoktur. Müziğin iyisi kötüsü vardır.

Biraz daha araştırmacı olup o alanda kıdemli olan kişilerin referanslarına bakıp iç sesimizi dinleyip gerçekten bu kaliteli mi diye düşünmeliyiz.

Doğru şarkı söyleyen kişileri bul ve onları dinle. Doğru şarkıcıyı dinlemek çok önemli

Kafa sesi kullanan şarkıcıların çoğu baritondur. Kadınlarda çok yoktur. Şarkı söylerken derdimizin ister tenor olalım ister soprano olalım o cümleyi başkasının söyleyemediği gibi söyleyip insanlara güzel şeyler hissettirmektir.

Çok sesli müzik geleneğimizde olmayıp kiliseden çıkan bir müzik. Bu müzik nasıl daha çok kişiye ulaşılabilir diye düşünmek ve projeler üretmek yerine bireysel olarak güzel bir eser bularak gittiğimiz bir operaya arkadaşlarımız davet ederek iş başa düşüyor.

Opera temsili yaptığımda oh be bitti başardım hissiyle çok hoşuma gidiyor. Yaptığınız şeyin takdir görmesi harika bir şey

Her ses eğitilebilir.

Özgün olmakta güzel bir şey ve bunda ısrar edilmesi gereklidir.

Sanat toplumları iyileştirir. Onların daha iyi insan olmasını sağlar ve daha iyi toplumlar yaratır. Ama aynı zamanda sanatçının kendini ispat etmesinden de doğmuştur.

İlk amaç tanınmak ise orada bırakmak lazım. Yaptığınız şeyin iyi olması önemli olan. Yaptığınız şey iyi ise tanınacaksınız ve o işle ilgili kitle sizi tanıyacaktır. Yaptığın güzel bir şeyse ondan etkilenecek, onu sevecek, beraber nefes alabileceğin yoldaşlarında olacaktır. Önce onu bulmak lazım. Tanınırlık zamanla gelecektir. Niceliği değil niteliği önemlidir diye düşünüyorum.

Kendimi en kötü hissettiğim zamanlarda en umutsuz zamanlarda güzel bir şarkı dinleyip, güzel bir şiir okuyup veya güzel bir resme bakıp kendime geliyorum. Diyorum ki bunlar varken biz kimiz ki pes edeceğiz. Acının sıkıntının baskının zorluğun olduğu her toplum sanatçı için bulunmaz nimet.  En kötümser anımızda üretmeye çalışmaya devam etmemiz lazım. Ölmek en kolayı yaşamak zor olan.

Pes etmemek, demorilize olmamak, sabırla çok çalışmak gerekiyor

Korist koroda şarkı söyleyendir.

Koroda şarkı söyleyebilme karakterine sahip değilseniz olmuyor. Sesi çok iyi değilse de bu karaktere sahipse oluyor.

Çok sesli koroda uzaktan dinlediğinizde herkes tek bir şey söylüyor gibi ama tek tek dinlediğiniz zaman farklı melodiler var ve bütün bu farklı melodiler aynı anda söylendiğinde anlamlı tek başına söylendiğinde anlamlı değil. Hayat gibi. Terzinin ve bakkalın yaptığı iş aynı değil ama hayatta hepsine ayrı ayrı yerlerde ihtiyacımız var.

Geleceği var ama doğru bir müzik mi olacağı tartışılır. Çok sesliliğin çıktığı yer kilise olup yurt dışında çocuklar kilise de koroda dua ettiği için bu nedenle gelişebiliyor. Koristlerin çoğu müzik dışında işlerden hayatını devam ettiriyor ve bu kişiler öğrendikleri bilgilerle başkalarına çok sesli müziği dinletecekler.

Türkiyede akustiği iyi olan salon yok gibi. İnşaat mühendisi bir korist akustuği olan salon tasarlayacaktır. Duyduğumuz her müziği çok sesliye evirmek amacımızdan bizi saptırabilir. Koronun başka bir kültürü var.

Öncelikle müzik yapmanın tehlike olmadığını topluma göstermek lazım.

Koronun kuralları var ve bu kurallara uymak gerekiyor. Örneğin koroda gece geç yatmamak, sigara içmemek ve sezon boyunca içki tüketmemek gerekiyor.

Müzik yapmak için yaşıyor olabilirim.

Pop müzikte sanatsal ve akademik düzeyde değeri olan belirli müziklerin bütün özellikleri kullanan ve geniş kitlelerce algılanması kolay hale getiren bir tarz. Daha fazla kişiye ulaştığı için satış değeri yüksek oluyor. Bu nedenle pop müziğin piyasa müziği adı altında anılması kötü bir şey değil.

Pop müziğin altı boş değil onun içinde de akademik bir dünya var.

Pop müzik dediğin zaman gece içki içilen sigara dumanı olan tehlike içeren ortamlarda sanatı icra edeceği düşünülüyor. Aileler detayı düşünülmeden refleks olarak böyle düşünüyorlar. Bu nedenle bu algıyı değiştirmek zor.

Toplumda müzik ciddi bir iş olarak görülmeli çalgı çengi işi olarak görülmemeli.

Devletin ciddiye alınabilecek kültür ve politikası olmayıp olumsuz algıyı değiştirmek devletlerin politikalarına bağlıdır ve bu politikalar ileriye yönelik uzun vadeli olmalıdır. Günü kurtarmakla müziği ileriye taşıyamayız.

Şu an devlet ya da özel sektörün yönetimde olanlar benim kuşağım ama maalesef geleceğe yönelik başarılı vizyon koyamıyor. Bir düzenleme talep ettiğinizde yaşam tarzına veya dünya görüşüne tehdit olarak algılıyor ve rasyonel ve bilimsel konuşabilecek düzeye gelemedik.

En çok bilet satan konser ya da konseptlerde afişinde 90’lar yazıyor ya da şarkıların çoğu 90 ların “Cover”ları oluyor ve salonları dolduran şarkılar 90’lar. Bu da 2018 pop müziğinin hiçbir işe yaramadığını ortaya koyuyor. 2018 yılı parçalarını söylediğinizde insanlar başka şeylerle ilgilenirken 90’lar parçalarına eşlik ediyorlar. Bestelerin niteliksiz olması bunun nedeni.

Bestecinin kaygısı Youtube üzerinden tıklanmaksa o şarkı topluma geçemez.  100 milyon tıklanan şarkıcının konser dinleyicisi olmuyor ancak 100 bin tıklanan kişinin konseri kapalı gişe oluyor.

Yapım dünyamız vizyonsuz.

Yatağıma huzurlu ve işimi iyi olarak yapmış olarak yatmalıyım.

Aleyna Tilki’nin yapımcısı Lady Gaga’nın yapımcısı kadar arkasında duracağını düşünmüyorum.

70 ve 80’lerde TRT de yasaklı olan ama toplumda karşılığı olan arabesk, Özal sonrası TRT’de gösterilmeye başlandı.  Ayrıca bu dönemde batı klipleri TRT’de çok fazla izliyorduk. Genç müzisyenler batı popunu ve arabeski çok iyi sentezlediler. Eğer 90‘ların şarkı yazarları 80’lerde yaşasaydı böyle filizlenemezdik.  Şarkılarımızın %90’ı TRT denetiminden geçemezdi.

Türkiye tarihinde refleksler kültürü doğrudan etkiliyor. Bugünkü müziğin sığlaşması da tam tersi bir duruma işaret ediyor.

90’larda yazılan şarkı sözleri özgür ve kaygı duymadan yazılıyordu. Şimdi ise o benim hakkımda ne düşünecek o bana Instagramda eleştirecek mi? kaygısı var.

Eskiden radyocular yeni şarkı keşfetmek için birbiriyle yarışırdı. Şimdi 2-3 yapımcı 5 aranjörle çalışarak aynı şarkıları yapıp aynı sözlerle standart şarkıcıları alıp standart radyoculara imkan sağlayıp o standart radyolarda belirli sürelerle yer alıyorlar.

Bağımsız yapımcılar ve şarkıcılar her yıl şarkı üretmelerine rağmen popüler radyo ve tv lerde yer bulamadığını görüyoruz. Bir kısmı yer bulabilmek için kendi müziğinden taviz veriyor. Bir kısmı ise müziğinden taviz vermeyerek kendi youtube kanalı üzerinden kitlesine ulaşmaya çalışıyor.

Derdiniz müzik olmalı popüler olmak olmamalı. Başka yerden para kazanmayı da bilmiyorum. Müziği bilirim. Arka planını bilirim sahnesini bilirim. Üretimden hiç vazgeçmedim. Sahnede çalıştım yarısını biriktirdim benle aynı dili konuşan yapımcı buldum albüm yaptım. 1994’den beri hiç sahneden inmedim.

Pop müzikte organizatörler Ankara’nın doğusuna seni götürmeye pek cesaret edemiyorlar. Ankara’nın doğusunda şarkı söylemek arzusundayım. Adımdan daha çok eminim ki rafine müzik dinleyicisi ile karşılaşacağız.

Bir şarkı yazmaya konsantre olduysam en mutlu anlarım onlar. Yemek yemeyi tuvalete gitmeyi unutabilirim. Ben sahnede olduğum zaman daha keyifliyim.

Karı koca olarak bu piyasanın içine ve gerçek bilinen aldatmacılarına çok uzak fazla yakınız. Piyasada olması gereken bizim işimizin gerekleri şunlardır diye liste çıkarsanız biz %99 una tam tersi şekilde davranırız.

“Seni Seviyorum” şarkısında öğrencilerime anlattığım ve hata olarak söylediğim her şey o şarkıda varmış.

Müzik derin ve çok katmanları olan bir şeydir. Müzisyen olmayan bir kişi önce sözleri dinlemeye başlar. Sonra o sözleri söyleyen kişinin sesine yorumuna kulak kabartır. Bu birinci katmandır. Onun altında onlarca katman var. O katmanları derine doğru dinlemeye başladığınız zaman ufuk açar. Müzik beyninizi ve duygularınızı aynı anda çalıştıran motordur. Bu katmanları anladığın zaman dünya renkli açılardan bakmaya başlıyorsun ve bu açılandan bakabilen birinin bu profilde olması mümkün değil.

Kurumsal kimliklerinden şüphe etmediğimiz yapımcılar maddi manevi destek verip müziğinizin çıkmasına önayak olurlar.

Beste yapıyorsanız kısa bir yolu yok. Tırnaklarınızla kazıyorsunuz. Sosyal çevrenin içinde olmak için gayret göstermelisiniz. Araştırmacı olup müzik yapma isteğinle ilgili şeyleri kovalaman lazım. Evde oturarak youtube bakarak instagramdan mesaj atarak olmaz.

Eğer şarkılarınız kullanılacak seviyeye geldiyseniz besteniz var ve yayınlanacak düzeye geldiyse telifle ve eser haklarıyla ilgili bütün haklarınızı biliyor ve koruyor olabilmeniz lazım. Şarkıların noter onaylı olması yetmez. Müzik meslek birliklerine kaydetmeniz gerekli. ( Mesam veya Msg) Herhangi bir şikayet olduğunda meslek birliğinin teknik bilim kurulu iki şarkının notalarını yazıyorlar, karşılaştırıyorlar ve raporu veriyorlar. Bu raporla mahkeme de işiniz çok daha kolay oluyor. Eserlerinizi kaydetmeniz için yayınlanması gerekmiyor. Ama yayınlandıktan sonra güncelletmelisiniz. Meslek birliğine kayıt olduktan sonra edisyon firması ile anlaşma yapabilirsiniz. Edisyon firmaları müzisyenin biraz daha iş adamı halidir. Edisyon firması eser sahibinin menajeri gibidir. Bu yollardan geçtikten sonra emniyettesiniz.

Kullanacağınız eserin o kadarlık süresi için eser sahibi ya da temsilcisi ile iletişime geçerek gönül rahatlığı ile kullanabilirsiniz. Reklam alıp para kazanmaya başladığınızda herkesin hak yüzdeleri belli olup sadece o hak yüzdesini eser sahibi paylaşmış olacaksınız. Türkiye yaklaşık yıllık 6 milyar lira telif kaçağı var. Bugünkü üretim sığlığı da biraz bundan kaynaklanıyor.  

Eser üretimi aynı zamanda büyük bir vergi kaybı oluşturuyor.

Ben alaylı olarak başladım ama sonrasında kendimi yavaş yavaş akademik düzeyde geliştirmeye başladım. Doğal yetenek her zaman avantaj. Ama işin akademisini gördükten sonra dönüp baktım ki

 

Şarkılarda teknik olsun ama samimiyette olmalı. Müziği bilmeden müzik yapmak sizi bir yere kadar taşır ama bir yerde mutlaka tıkanırsınız.

WhatsApp WhatsApp