Menü Kapat
Yaşayan Sahne

Yaşayan Sahne

Covid-19 nedeniyle birbirimizden ve birçok sanatsal faaliyetlerden uzak kaldığımız dijital dünyanın sanal erişebilirliğin ne denli önemli olduğunu kavradığımız kavramak durumunda kaldığımız bu günlerde var olan dijital dönüşüm faaliyetlerinin bize sağladığı bir diğer imkan; sanal tiyatro salonları. Tiyatronun yaşayan ve yaşatan ruhu her zaman izleyicisine özel hissettirir. Özellikle de doğaçlama tiyatro oyunları; oyuncunun sahnede oyunun seyrine göre kurduğu o anlık diyaloglar seyircinin sadece kendi için kurulduğunu ve sadece o anın getirisi olduğunu bildiği zaman seyirciye kendini özel hissettirir. Küçük Amerika da böyle bir oyun. Doğaçlamanın hikaye etrafında itinayla döndüğü seyircinin oyuna dahil edilerek var olan o zamanın unutulmaz kılındığı bir oyun.

Tek Perde Komedi

Oyun seyirci dahil edilerek başlayan oyun Tennessee Williams’ın yarattığı karakterler etrafında dönen dram-komedi içerikli doğaçlama diyaloglarda seyir eden oyun komedi öğelerinin yoğunlukta olduğu diyalogları ile seyircinin dikkatini çeken güldürü unsurlarına yer vermesi nedeniyle komedi türüne daha yakın hissettirdi. 

Küçük Amerika

Oyun 1950’ler Amerika’sını her yönüyle seyirciye aktarıyor. Dönemin sosyal sorunlarını takiben gelişen kişisel sorunlar ve bu sorunların birey yaşantısına etkisini, kişiler arası ilişkilerinde yol açtığı sorunlara değinen bir yapıt. Dönemin en büyük sorunlarından biri olan işsizliğin birey yaşantısına etkisini  ve aynı zamanda kadınların kadın olarak hem karşı cinse hem de hemcinslerine yönelik mücadelesini işliyor. Belli bir ideolojik görüşe sahip olan kadın karakterin görüşlerini sesli olarak dile getirmesi ve yakın arkadaşının da onu desteklemesi sonucu kovulması. Dönemin baskıcı yanına değinmekte. Dönemde siyahi bireylerin daha az ücret karşılığı çalışması sonucu beyaz bireylerin işsiz kalması da eşitlik kavramını da yok saymakta.

Doğaçlama oynan oyuna belli bölümlerde seyircinin yön veriyor oluşu ve oyuncuların da uyumlu ve akıcı oyunu tiyatro oyununu kaliteli tiyatro eserini de sürdürülebilir hale getiriyor. Her şeye rağmen halay kuran karakterler hem o dönemde hem de her dönemde hala umudun olduğu düşüncesini aşılıyor seyirciye.

Yaşayan Sahne

Her ne kadar oyunu canlı olarak sahnenin birkaç metre ötesinde izleme fırsatı bulamasam da  uzaktan ve dijital ortamda da oradaymış gibi hissetmemi sağlayan sahne yapısı çekim açıları ve dekorun tiyatro oyununu benim için unutulmaz kıldığını rahatlıkla söyleyebilirim. Aynı şekilde kostümler ve oyuncuların sahnelerde sergiledikleri performanslar da 50’ler Amerika’sını seyirciye çok güzel bir şekilde yansıttı. 

İlk Uzaktan Tiyatro Deneyimi

Küçük Amerika oyunu dijital ortamda izlediğim ilk tiyatro oyunu olarak anılarımdaki yerini aldı. 

Dijital Dönüşüm projesinin tam olarak amaca hizmet ettiği bu dönemde güzel bir deneyimdi.

Posted in Bursiyer Yazıları, Tiyatro Yazıları

Benzer

Don`t copy text!