Menü Kapat
Ölü Zaman Gezginleri

Ölü Zaman Gezginleri

İçerisinde 16 kısa öykü bulunan bir Hasan Ali Toptaş eseri olan Ölü Zaman Gezginleri’nden bahsetmek istiyorum.

Uzunca; gerçeklik ve düş kavramları arasında saklanan çizgileri her öyküde bir kez daha sorguladığım ve bunun farkındalığıyla anlatılan hikâyenin bütünleşmesine hayran kaldığım bir öyküler dizisi. Kısaca; her hikâyesinde karakterlerinin zamanın içinde kaybolup, kendilerini bulmalarını keşfettiğim bir öykü kitabı. Daha da özelleştirerek bulunduğumuz zaman dilimine özgü bir tanımlama yapmak gerekirse; tüm öykülerden bahsetmeyip, birazdan seçmiş olduğum bir öyküdeki çıkarımlarımı anlatmaya çabalayacağım bir öykü kitabı da diyebiliriz.

Zaman Kimi Zaman

  Öykü kitapları okurken alışkanlıklarımdan biri de en gözde öykümü seçmek olmuştur. Her seferinde oldukça zorlansam bile bu arayışımın cevabını mutlaka bulurum ve gerçekten de her seferinde oldukça zorlanırım. Sanırım “Zaman Kimi Zaman’’ öyküsü bu eserdeki en gözde öyküm oldu. Hikâyeden anladıklarımı anlatmanın bu kadar zor olduğunu şu an deneyene kadar fark etmemiştim, oldukça kısa olan bu hikâyenin özetini birkaç cümlede aktarmanın da aynı şekilde. Yazarın anlatım şekline alıştıktan sonra her hikâyenin sonunda kendi sorularınızı cevaplamaya çalışırken bulabilirsiniz kendinizi. Ben de hikâyenin bana hissettirdiklerini ancak birkaç soruda, bir miktar yansıtabilirim belki. Direkt sorulara keskin bir giriş içeriyor bundan sonrası. Karşınızdaki masadan kendinizi izleyebilme fırsatı bulabilseydiniz ne düşünürdünüz? Geçmişteki pişmanlıklarınız ve geleceğe olan korkularınız arasındaki hayali savaşta bir mağlubiyetiniz var mı? Bu karşılaşmada bir zaferden söz edilebilir mi peki? Belki de benim kendimce anlamlandırdığım bu sorular bambaşka okuyucuların elinde her hikâyenin yarattığı bambaşka sorulara dönüşecek. Zaman, kimi zaman farklı şekillerde yorumlanacak.

'Zaman Hep Geleceğe mi Akar?'

Yine aynı hikâye üzerinden bir cümle. En etkilendiğim cümlelerden değil belki ama yazımın gidişatına bir hayli uygun. Aslında hikâyenin sonunu başından minik bir çıtlatan ama okurken bunun farkına varamadığımız bir soru. En sonunda anlamlandırdığımız, belki de hiç anlamlandıramadığımız. Bazı hikâyeleri yeniden okumam bile gerekti bu sebepten. Sonra kendimi takıntılarımdan uzaklaştırdım. Farklı bakış açılarına, tam olarak karakterlerin olayları yaşadıklarını düşündükleri akışa bıraktım kendimi. Zamanın aktığı yön mühim değil.

Henüz Okumamış Olanlara

Genel olarak benzer bir temel üzerinde ilerleyen ve bambaşka hayatları içeren bahsetmeye çalıştığım gibi 15 öykü daha var sizleri bekleyen. Altını defalarca kez çizmek isteyeceğiniz cümleleri içeren 15 öykü daha. İlk okuyuşunuzda sizi çarpan etkiyi tekrar deneyimleyebilmek için umutsuzca cümleleri tekrar tekrar okuyup aynı hissi yaşamak isteyeceğiniz 15 öykü daha. Anlatmayı deneyeceğiniz ama asla istediğiniz gibi anlatmayı başaramayacağınızı hissedeceğiniz 15 öykü daha. Benim anlatmayı denediğim ama asla istediğim gibi anlatmayı başaramayacağımdan emin olduğum 15 öykü daha.

Posted in Edebiyat Yazıları

Benzer

Don`t copy text!