Menü Kapat
Dorian Grayin Portresi

Bir Gençlik Hezeyanı: Dorian Gray’in Portresi

En çok korktuğumuz şey nedir? Ölmek mi? Hastalanmak, sevdiklerimizi kaybetmek, parasızlık, yükseklik, karanlık, palyaçolar? Dorian Gray’in en çok korktuğu şey gençliğini ve güzelliğini kaybetmek, yani; yaşlanmak. Aslında Lord Henry ile tanışana dek bu korkusunun farkında bile değil, tıpkı ne kadar güzel olduğunun farkında olmadığı gibi. Dorian Gray’in Portresi…

Korkular ve Arzular

Hedonist felsefeyi ve hayat görüşünü benimsemiş Lord Henry, Dorian’ın hiç düşünmediği, kaygılanmadığı olguların farkına varmasını sağlıyor. Karşılaştıkları ilk andan itibaren Dorian Gray’in içinde bir şeyleri geri dönülmez şekilde değiştiriyor.

“Sen fildişiyle altından yapıldığın için dünya değişti.”

Sıra Dışı Bir Portre

Ressam arkadaşı Basil Hallward, Dorian’ın güzelliğinin farkında olan bir diğer kişi. Bu genç adam onu öylesine etkiliyor ki, Hallward onun bir portresini yapıyor. Dorian Gray portreyi çok beğeniyor ve bir noktadan sonra onu kıskanmaya başlıyor. Kendisinin yaşlanacağını, güzelliğinin solup gideceğini ancak bu resmin sonsuza kadar böylesine genç ve güzel kalacağını anlıyor ve akıl almaz bir dilekte bulunuyor: Kendisinin yerine portresinin yaşlanmasını diliyor. ve Dorian Gray’in bu dileği gerçekleşiyor. Son derece toy bu genç adam, işlediği ilk günahtan sonra resimde bir değişiklik fark ediyor. Önceleri dehşete düşse de aslında bu durumdan hoşlanıyor ve o günden sonra Dorian Gray’in bütün acılarının, kötülüklerinin, günahlarının, kısacası yaşadığı hayatın bedelini bu portre ödüyor.

Dorian Gray Portresi

Dorian Gray ise bir gün bile yaşlanmadan, saçında tek tel beyazlamadan, şakaklarında tek bir çizgi oluşmadan haz dolu yaşamını sürdürüyor. Elbette ona bu hayatın mümkün olduğunu gösteren Lord Henry ile birlikte.

Yüzeyin Altına İnen Tehlikeyi Kabullenir

Oscar Wilde’ın tek romanı olan Dorian Gray’in Portresi, hedonizmi, sanatı, ahlak anlayışını, 19. yüzyılın Avrupa toplumunu ve sosyetenin politika üzerindeki düşüncelerini ve etkilerini Dorian Gray ve Lord Henry çevresinde gelişen olaylar ve karakterler vasıtasıyla okuyucuya aktarıyor.

Giriş kısmında sanata bakış açısını birkaç sübjektif önermeyle açıklıyor Oscar Wilde: “Yararlı bir şey yapan kişi, ona hayranlık duymadığı takdirde bağışlanabilir. Yararsız bir şey yapanın bağışlanması için tek gerekçe ise ona aşırı hayranlık duymasıdır. Sanatların tümü oldukça yararsızdır.”

Romanı okuyacak olan okuyucular için sürpriz bir detay vermeden ve romanın kapsamına daha fazla girmeden bu küçük incelemeyi burada noktalıyorum. En büyük korkularınızla uzlaşmanız dileğiyle.

“Evet, Dorian, her zaman seveceksin beni. Çünkü ben senin işlemeyi göze alamadığın tüm günahları simgeliyorum.”

Posted in Edebiyat Yazıları

Benzer

Don`t copy text!