Menü Kapat
Cemile

Cemile

‘İşte yine o mütevazı çerçeveli tablonun karşısındayım.’ diyerek başlar Cemile kitabına Cengiz Aytmatov. 

Ben ise ‘işte yine o mütevazı çerçeveli tabloyu düşünerek’ yazıyorum bu yazıyı…

Bazı insanlar vardır ölür gider. Ama bazı insanlar vardır ki ölür, gitmez. Başkalarının anılarında, hayatlarında devam eder yoluna. Bana göre kaç kitap okuduğun kadar ‘biri’ olursun bu hayatta. Çünkü okuduğumuz kitaplar bize ‘kitap’ yazarının tüm hayatını sentezler, tüm birikimini doğrudan benliğimize aktarır. İşte size mükemmel bir yol arkadaşı ve mükemmel bir kitap önerisi…

‘Önemli bir uyarı’ bölümü

Cengiz Aytmatov’un hayatını yazmayacağım buraya ama bazı şeyleri de söylemeden geçemem, şimdi daha iyi anlayacaksınız beni. Seçkin bir devlet adamının ve bir tiyatro sanatçısının oğlu olan Cengiz Aytmatov, doğduğu dönemin ve coğrafyanın etkisiyle bir hayli zor şartlarda ve erken yaşta çalışmaya başlamış. Babası ise bir süre hapis yattıktan sonra kurşuna dizilerek infaz ediliyor. Yaşadığı bu olaylardan olsa ki yazdığı eserlerdeki kalemin ustaca kullanılışı biz okurlar tarafından hayranlık kazanıyor. Bir çok zorlu süreçten sonra bir sürü eser ortaya çıkaran ve ödüller alan Cengiz Aytmatov, benim için feleğinden çemberinden geçmiş biri değil, feleğin çemberinde yaşamış bir isim…

‘Kitap ne anlatıyor yahu !’ bölümü

Kitap, Rusya topraklarında ve 2.Dünya Savaşının en hararetli olduğu dönemlerde geçmektedir. Bu dönemde zengin bir aileye gelin olarak gelen güzeller güzeli Cemile’nin her şey umduğu gibi devam etmez. Yaşıtları olan her erkek gibi Cemile’nin eşi de cepheye savaşmaya gider. Uzun zaman eşinden haber alamayan Cemile savaş alanına erzak götürmek üzere gönüllü olarak çalışmaya başlar. Olaylar Cemile, Cemile’nin kaynı (kiçine-bala = küçük çocuk) ve savaş gazisi Danyar adlı bir delikanlı arasında gelişir.

Kitabın dilinin doğrudan aktarıldığı bölüm

Evet bu bölümde kitabın dilini doğrudan aktarıyorum. İki soruyla hem de; ‘Selvi Boylum Al Yazmalım’ filmini izlediniz mi? Tabi ki izlediniz, peki sevdiniz mi? Bunun da cevabı çoğumuz için ortaktır sanıyorum. Bu kitaba yol arkadaşı derken mecaz yapmıyordum. Ben bir seyahatim sırasında başladım ve bitirdim, zaten 80 sayfa olduğu için herkese bir oturuşta bitirmeyi öneriyorum. 

Kitabın diline gelecek olursak; kitabı okuduktan sonra, adeta annenizle babanızla televizyonun karşısında bir Yeşilçam eseri izlemişsiniz gibi hissedeceksiniz. Nitekim Selvi Boylum Al Yazmalım eserinin de sahibi zaten Cengiz Aytmatov’un ta kendisi.

'Nihayet' bölümü

En nihayetinde, Cengiz Aytmatov’un asıl ününe kavuştuğu bu eserinde, ustaca betimlemelerle, çarpıcı diyaloglarla sıkça karşılaşacaksınız. Aynı zamanda Türk Töresine, insan çevre ilişkilerine, geçmişten günümüze kadar getirdiğimiz örf ve adetlerimize ait bölümler görecek, öğrenecek ve eminim seveceksiniz. Ben izninizle lafı daha fazla uzatmıyor gerisini Cengiz Aytmatov’a bırakıyorum. Güzel günlerde, güzel yazılar okumanız dileğiyle, esenlikler…

Posted in Edebiyat Yazıları

Benzer

Don`t copy text!