Menü Kapat
Güneyli Bayan 1
Tarihsel gerçeklere dayanan bu oyunu izlemek için seyirciler salonu hıncahınç doldurmuştu. Tiyatroya olan bu ilgi beni ziyadesiyle mutlu etti.

Oyunumuz paranoyaklık derecesinde antikomünizm hareketini savunan ABD senatörü McCarthy döneminde geçiyor. McCarthy, birçok aydını haksız yere komünist olmakla itham ederek ya onların idam edilmesine ya da kariyerlerinin bitmesine sebep olan, insanları korkutarak ve manipüle ederek ABD’de sürekli bir kaos ve paranoya ortamı yaratan hikayedeki kötü adam.

‘Güneyli Bayan’ Solcu Bir Yazar

Ana karakterimiz ise Dolunay Soysert’in canlandırdığı Lillian Hellman; namı diğer Güneyli Bayan. Güneyli Bayan, solcu bir yazar. McCarthy’nin ve adamlarının yaptığı hukuksuzluğa karşı hala dönemin aydınlarına olan inancını kaybetmemiş; onların başkaldıracağına inanıyor. Dönemin aydınları ise “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın.” felsefesini benimsemişler. Olanları genel hatlarıyla kınadıkları uysallaştırılmış demeçler vermekten öteye gitmiyorlar.

Güneyli Bayan 2

Güneyli Bayan’ın Mahkeme Sürecine Tanık Oluyoruz

Olaylar komünist faaliyetleri araştırmak üzere kurulan Amerikan Karşıtı Faaliyetler Komitesi (HSUAC)’nin ifade vermek üzere Güneyli Bayanı’mızı mahkemeye çağırmasıyla başlıyor. Sonrasında Lillian’ın ilk bildiriyi aldığı andan mahkemeye çıkarıldığı ana kadar yaşadıklarını izliyoruz.

Bu süreçte Lillian’ın hayatına dokunmuş bütün erkekleri onun deyimiyle “Gökkuşağı Prensini” Rutkay Aziz canlandırıyor. Gökkuşağı Prensi, Lillian’ın delicesine aşık olduğu Dashiell Hammet’tan eski bir iş arkadaşına, avukatından, iş anlaşması yaptığı Hollywood yapımcısına, en sonunda McCarthy’nin ta kendisine dönüşüyor.

Ben Olsam Ne Yapardım?

Oyun boyunca içimden “Ben olsam ne yapardım?” sorusunu geçirmeden duramadım. Bir tarafta fikirleriniz, onurunuz ve vicdanınız; diğer tarafta bugünlere getirebilmek için büyük emekler harcadığınız kariyeriniz, özgürlüğünüz ve baskıya boyun eğmediği için yattığı hapishanede hasta olmuş, McCarthy ve adamları tarafından bütün iş camiasından dışlandığı için sizin bakmak zorunda olduğunuz eşiniz. Lillian ne kadar zorlansa da mahkemede “Cevap vermeyeceğim!” diye haykırarak fikirlerinin arkasında durmayı seçti.

Peki siz hangisini seçerdiniz?

 

Posted in Bursiyer Yazıları, Tiyatro Yazıları

Benzer Yazılar