Menü Kapat
Normal Olmak Varken Neden Mutlu Olasın

Normal Olmak Varken Neden Mutlu Olasın

Tek Meyve Portakal Değildir! Tutku ve Vişnenin Cinsiyeti gibi alışılmışın dışında romanlar yazmış olan Jeanette Winterson’ın okumuş olduğum son kitabı. Bu kez kurgunun boyunduruğu altından kurtulup otobiyografik bir roman haline geliyor. Her kitabında mutlaka otobiyografik motiflere yer veren Winterson bu defa roman yaratım sürecini ele almak adına kendini anlatmaya başlıyor. Kitaba da manidar bir isim koymuş: Normal Olmak Varken Neden Mutlu Olasın ? Bu söz, üvey annesi Bayan Winterson tarafından kızının bir kadına aşık olduğu ve onunla mutlu olduğunun öğrenilmesi sonrası sarf ediliyor. Jeanette Winterson’ı derinden sarsmış olmalı bu sözler.

Yazar;

evlatlık verilmenin pek çok kötü özelliğini deneyimlemiş durumda. Evlatlık verildiği ailenin de tutucu bir dindar olması sebebiyle çocukluğundan beri pek çok sorunlar yaşamış. Sevgisizlik ve anlayışsızlık gibi yoksunluklarla yetişen yazar kendi benliğini aramak için büyük bir yolculuğa çıkıyor. Bu noktada varoluşunu sorgulayan Winterson, yazar olmanın ilk adımlarını atmış gibi görünüyor. Evlatlık verildiği ailede hayatının çoktan çizilmiş olduğunu düşünüyor ve bununla baş edebilmek için çok büyük uğraşlar veriyor. Dinle alakalı olmadığı sürece kitap okunması hoş karşılanmayan Winterson bu hevesini ancak saklanıp okuyarak dindirebiliyor. Sonrasında o da marjinal bir karar veriyor: Madem okuyamıyorum, ben de kendi kitabımı yazarım!

Sevgiyi her şeyden üstün gören yazarın hayatı bir kadına aşık olması ile değişiyor.

Bir erkekle ilişkisi olduğunu öğrense bile kızacak annesi kadınla olan ilişkisini duyunca deliye dönüyor. İçine şeytan girdiğini iddia ederek kendi kızını kilise aracılığı ile fişletiyor! Böyle büyük bir travmanın içinde Winterson şunu düşünüyor; yalnızca sevmiştim, hepsi bu. Hemcinsine duyduğu bu sevgiyi normal kabul edip cinsel kimliği ile öne çıkmayı reddediyor, asla pozitif ayrımcılık istemiyor, sahip olduğu sevginin anormalleştirilmesi ona tuhaf geliyor.

Yazarın yaşadığı bu üvey aile sorununu kurgu romanlarına isteyerek yansıttığını öğreniyoruz bu kitapta. Özellikle üvey annesi pek çok farklı karakter olarak karşımıza çıkıyor. Kafka’nın baba figürünü her romanında yansıtması gibi burada da otoriter anne figürü pek çok kez kullanılmış. Fakat bu anne figüründen lanetler okunarak bahsedilmiyor. Evet baskıcılığı kabul ediliyor fakat yazar annesinin ona olumlu ya da olumsuz pek çok şey kattığının farkında.

Normal Olmak Varken Neden Mutlu Olasın kitabında beğendiğim birkaç nokta vardı.

Birincisi, çekilen tüm bu zorlukları kendi lehine çevirip başarılı bir yazar olan Winterson’ın ilham verici hikayesi. Bundan daha ucuz hikayeler kişisel gelişim adı altında pazarlayıp yok satılırken yazarın bu güzel hikayesinin gözardı edilmiş olması üzücüydü. Bir diğeri ise bu hikayeyi hiçbir acındırma öğesi kullanmadan ya da bizim sempatimize muhtaç kalmadan çok yalın bir dille aktarması. Günümüzde çoğu yazar bu sempati uğruna kendi hayatlarını bile kurgular oldu. Beğenilmek kendin olmaktan daha önemli olmaya başladı. Kitapla ilgili tek olumsuz nokta ise bu kitabı biraz erken okumuş olmam. Winterson külliyatını tamamladıktan sonra okusaydım benim için çok daha büyük anlamlar ifade edebilirdi.

Daha önce tanışmamış olan varsa herkesi bu yazarın bir kitabını okumaya davet ediyorum.

Vişnenin Cinsiyeti gibi orijinal bir roman yazmış bir insanın hâlâ çok tanınmıyor olması üzücü. Bu kitabı okumama aracı olan BursKumbaravan’a ve Sel Yayınlarına da ayrıca teşekkür ederim! Beni çok etkileyen bir alıntı ile yazımı sonlandırmak isterim: “Her kitap bir kapıdır. Açarsınız. İleriye doğru bir adım atarsınız. Geri döner misiniz peki?”

Diğer Bursiyer yazılarına gitmek için tıklayınız

Kargo dahil sadece 10 liraya kitap var! göz atmak için tıklayınız

Kategori Bursiyerler, Edebiyat

Benzer Yazılar