Menü Kapat
Kafka’nın Maymunu

Kafka’nın Maymunu

Fade Stage & Coffee’ye iyice vurulduğum bir gerçek, küçük bir sahnede izlenen oyunun ne kadar muhteşem bir deneyim olduğunu da çoktan anladım. Büyük ve gösterişli salonlar eskisi gibi cezbetmiyor beni. Bundan sebepli Kumbaravan destekli gittiğim 4. oyunu da yine, artık ortamına alıştığım Fade’de izlemeyi tercih ettim. ‘ Kafka’nın Maymunu ‘ Oyundan önce, biletle ilgili yaşadığım sıkıntı konusunda da anında yanımda olan ve sorunu çözen Kumbaravan ekibine çok teşekkür ederim.

Kafka’nın Maymunu

Oyun, Kafka’nın “Akademi için Bir Rapor” öyküsünden uyarlama, benim gözlemlediğim kadarıyla da çok bilinen bir öykü değil aslında. Öykü, 5 yıldır insan olan eski bir maymunun kendisiyle ilgili sunduğu bir raporu aktarıyor ve insana çok şey sorgulatıyor. Uyarlama hikayesini ağzından dinlediğimiz eski maymun Bay Rotpeter’i canlandıran Doğukan Soykök ise; sahnede belirdiği andan itibaren gerek kostüm ve makyajı, gerekse oyunculuğuyla kendisine hayran bıraktırdı.

Etkileyici bir müzik eşliğinde perdeye yansıtılan çeşitli maymun fotoğraflarıyla başladı oyun. Bu sunu, seyirciyi havaya sokmak için fazlasıyla tesirliydi, oyun boyunca da devam ederek oyuncunun performansını destekledi.

“Ben özgür doğmuş bir maymundum.”

 İnsan olmasının, yaşaması için tek “çıkış yolu” olan bir maymunu dinlerken, türlü maymun sesleriyle sahneyi turlayışını, yerinden duramayışını izlerken ve anlattığı hikayelere tanık olurken, bir kez daha yazılı kelimelerin nasıl sahnede can bulduğuna şahit oldum. Özgürlük nedir, insan nedir ve hayvan nedir? Yaşamak için insan olmaya değer miydi, insan olmak uğruna acı çekmeye, acı çekerek acı çektiren tarafa geçmeye değer miydi? Çünkü bu evrende sadece insan kendi türünü öldürür.

Empati yapmak benim için hiçbir zaman zor olmadı; ileride yapmak için seçtiğim meslek, yani şu anda psikoloji okuyor oluşum da bundan ileri geliyor aslında. Fakat asla aklını tahmin edemeyeceğiniz bir canlının, bu canlı insana en yakın olan bile olsa, insanlaşan zihni ve duygularıyla eski benliğini hatırlayışını anlayıp sindirmeye çalışmak gerçekten kolay değil. Bu yazılı bir metinde anlatılan insanlaşma sürecini böylesine derinden yaşayarak seyircilerine de yaşatan sayın Doğukan Soykök, bundan mütevellit oyun sonunda ayakta alkışlanmayı sonuna kadar hak etmişti.

Böylesine etkileyici bir oyunun sahne arkasında da emeği geçen herkesi tebrik ederim ve sanatlarını bizimle paylaştıkları için teşekkür ederim. Bana bu fırsatı sağlayan Kumbaravan bünyesinde bulunan herkese teşekkürü borç bilirim.

Diğer Bursiyer yazılarına gitmek için tıklayınız

Ana sayfaya gitmek için tıklayınız

Kategori Bursiyerler, Tiyatro

Benzer Yazılar